Category: Yazarlar

Nesli’sini arayan Memik (Hikâye)

Bekir Dağsever

(Hikâye)

Ara sıra uğrayıp, iki tek atıp dostlarla hoşça vakit geçirdiğim, Beytizliler lokantasına Güneş anasının koynuna girmeden az önce vardım oturdum. Bizimkilerden bir ikisi gelir de biraz kasevet dağıtırız diye düşünüyordum. Baktım gelen giden yok. Ben de işimi bitirip kalkayım derken, kapıda Memik Emminin başı göründü.

Her zaman içinin sıkıntısı dışına vuran adamın bugün yüzünden nurlar damlıyordu.  Selam verip karşıma oturdu. Hal hatır sormaya fırsat bırakmadan da söze başladı.

“Çocuk! Şiir yazarsın, roman yazarsın… Bir günden bir güne, ula Memik Emmi senin de hikâyeni yazayım mı demezsin” dedi ve garsonu çağırdı.

—Şahin’im bana her zamankinden… Yazarıma da ne isterse dedi.

Devamını oku →

Suriye’de Irak modeli

Sadi Somuncuoğlu

Bizimkilerin stratejik ortak dediği ABD, Kandil’deki üç PKK elebaşısı Karayılan, Bayık ve Kalkan’ın başına ödül koydu. Bu haber değişik şekillerde yorumlandı, tartışmalar sürüyor. Bu konuya dönmek üzere Türkiye’nin köşeye nasıl sıkıştırılmak istendiği üzerinde duralım.

Cahit Armağan Dilek, 7 Kasım 2008 günlü yazısında;ABD, Kasım 2007’den itibaren PKK’ya karşı Türkiye ile ikili istihbarat paylaşım mekanizması kurmuştu” tespitini yaptıktan sonra “… bu mekanizmanın Türkiye’nin Irak’a (PKK ile mücadele kastediliyor olmalı S.S.) yönelik faaliyetlerini sınırlandırmak ve kontrol etmek için çok önemli bir role sahip olduğunu, … benzer bir senaryonun Suriye’de de hayata geçirilmekte olduğunu.” vurguluyor.

Devamını oku →

Dr. Halil Atılgan “Acem Kızı ve Tenecioğlu Âşık Hüseyin” isimli son eseriyle Halk Müziğimizde tabuları yıktı…

Devamını oku →

Andımız çok önemlidir çünkü…

Sadi Somuncuoğlu

Öğrenci andı tartışmaları devam ediyor. KRT’nin “3 Gen” programında konu tartışıldı ve çok önemli tespitler yapıldı. 3 Gen, takip edenler bilecektir, ekonomi ağırlıklı ve bilgilendirici, çok önemli bir program. Takip edilmesinde yarar var. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle andımız üzerinde duruldu. Özetle denildi ki; Türk, kadim bir milletin adıdır. Hepimiz Türk’üz. Türk’üm, Türkiye demek ayıp değildir. Aksine iftihar edilecek bir şeydir. Ermeniler ve diğerleri Türk Milletine teşekkür etmeli. Zira bugünlere kadar yaşamaları bu sayede olmuştur. Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı bilmem nesi diye başlayan konuşmalar yapılıyor. Bunu da en fazla da yöneticilerimiz yapıyor. Andımızın kaldırılması 2013’te çözüm sürecinde gündeme gelmişti. Bunlar bölünmeye yol açar. Başka ülkelerde, meselâ Amerika’da böyle bir şey var mı? Amerikan başkanlarının İtalya’nın, Fransız’ın, Alman’ın… diye konuştuğunu duyan var mı?”  Mümkün değil. Üstelik, orada 72,5 millet var. Kendilerine Amerikan milleti demişler, bu şuuru güçlendirmeye çalışıyorlar…

Devamını oku →

Anadolu’nun sesi: KARACAOĞLAN

Ali Alper ÇETİN

Üçyüz yıl önce Karacaoğlan derler bir ozan, ses olmuş telden, söz olmuş dilden dökülmüş… Tüm Anadolu, Karacaoğlan olmuş, ondan seslenmiş. Al-yeşil giysili güzelleri, boz-bulanık yaylaları, umutlu-umutsuz aşkı onun türkülerinde dile gelmiş.

Halkbilimci Dr. Halil Atılgan Karacaoğlan’ı şöyle dile getiriyor:

“Yüzyıllardır Anadolu’yu dalga dalga saran bir ses, dillerden düşmeyen türkü, gözlerde şavkıyan ışık, gönüllerde kabaran bir heyecan. Dağlarda uğultu, ovaların sarı başaklarında ak çiçek açan Çukurova pamuğunda bereket, halk şiiri denilince akla ilk gelen isimdir Karacaoğlan.”

“Yaylalar onunla yüce, tarlalar onunla zengin. Karaca Kızın yavuklusu, Elif’in tutkulusu, görülmeyi görülmeyi daha da güzelleşen nice güzellere vurgun.  Ölünceye kadar gönlünün güzelini aramaktan yorgun. Genç kızların kalbinde titreşim, âşıkların tellerinde ibrişim, delikanlıların yüreğinde cesarettir Karacaoğlan. Çukurova’nın, Erzurum’un, Ardahan’ın, kısaca Anadolu’nun övünç kaynağı, Halk Edebiyatımızın en büyük ustasıdır Karacaoğlan.”

Devamını oku →

Yenidünya Düzeni

Prof. Dr. Yakup İçingür

21 yüzyılın başlarını yaşadığımız günümüzde, bilim ve teknoloji hızla gelişerek toplum ve birey hayatında önemli değişiklikler yaratmıştır. Bunun yanında sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda büyük gelişmeler olduğu bilinmektedir.

Bu durum, Dünyada yeni bir devlet anlayışının ve devlet kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Artık günümüzdeki devletler, orta çağdaki gibi sadece ordu besleyen savaş yapan jandarma devleti değil, okul, yol, hastane yapan, alt yapı yatırımlarında bulunan sosyal bir devlete dönüşmektedir. Ekonomik güç ise bugün artık maddi imkan kavramının üzerinde bir anlam taşımaktadır. Bu anlam ulusları meydana getiren bireylerin verimli ve üretken olma yeteneklerinin gelişmişliği ile ifade edilmektedir. Başka ulusların ve bireylerin ürettiği değerlere ve üretimlere zorbaca el koyan veya üretim kültürünü geliştirmeyip, hazır kaynaklardan yararlanan milletlerin ekonomik güçleri göreceli olarak gelişmiş görünse de uzun vadede gerilemeye ve yok olmaya mahkûmdur. Devamını oku →

Sevgi üzerine veya hayata dair…

Prof. Dr. Yakup İçingür

Sevginin tanımlanması oldukça güçtür. Çünkü sınırları belli olmayan çok geniş kapsamlı bir kavramdır. Ayrıca sevgiyi tanımlamak onu sınırlandırmak olur. Bu yüzden tanımlamalar yerine onu hayatımızın önemli bir parçası haline getirmek tutarlı olan yoldur.

Sevgi, günümüzün yoğun yaşanan hayat macerasında belki de çoğu zaman ihmal ettiğimiz, ama en çok ihtiyacımız olan duygudur. Sevginin ve aşkın gücünü anlatan bir dizede bakın şair ne söylüyor;

Sevgiyi bilmeyen balıklar,

 Bir kavanoz suda yaşadılar… Devamını oku →

Tanınmış gezgin ve gözlemci: EVLİYA ÇELEBİ

Ali Alper ÇETİN

Bir insan ki, zamanımızdan üçyüzeksen yıl önce ulaştırma imkânlarının sınırlı ve az olduğu çağda, Anadolu’yla birlikte tüm Ortadoğu’yu, Kırım’ı ve Kafkas memleketlerini, Hazar kıyılarına kadar İran’ı, Sudan ve Kuzey Habeşistan dahil Arap çöllerini, Rumeli’den başlayarak Arnavutluk’u, Romanya, Macaristan’dan Viyana’ya kadar Doğu ve Orta Avrupa’yı karış karış gezerse, yalnız gezip görmekle yetinmeyerek, görüp işittiklerini günü gününe yazarsa, bu kişi ancak Evliya Çelebi olur. On ciltlik (Seyahatnâmesi) de, seyahat edebiyatının zevkle okunan bir şaheseri olarak tanınır.

Evliya Çelebi, seyyah olmasaydı şairdi, müzisyendi, sanatçıydı. Bu yetenekleriyle de adı tarihe geçebilirdi. Ama büyük eseri “Seyahatnâme” onu milletlerarası bir üne kavuşturmuş eseri dünyanın çeşitli dillerine çevrilerek okunmuştur.

Bir gezgindir, kendi deyimiyle seyyâh-ı âlemdir Evliya Çelebi…

Devamını oku →

Çengel Gecelerinde Bodrum Hâkimi ve Yaşanan Güzellikler (III)

Dr. Halil Atılgan

“Çengel Gecelerinde Bodrum Hâkimi” adlı makalem Folklor Edebiyat dergisinde yayımlandıktan takriben bir hafta sonra ( Folklor Edebiyat C. 5, s. 18 Ankara -1999) Milliyet gazetesi yazarı Hasan Pulur, yazıyı köşesinde dile getirmiş. Sonunda derginin telefonunu, adresini de vermiş. 9 Temmuz 1999 tarihli Milliyet gazetesini alanlar sabahın erken saatinde beni aradılar. İlk arayan Bekir Salim’di. Bekir Salim şiirle, edebiyatla uğraşan bir asker emeklisi. Hasan Pulur’un köşesinde Bodrum Hâkimine yer verdiğini söylüyor, memnuniyetini de dile getiriyordu. Ben, Bekir Salim’in telefonundan sonra yazıdan haberdar oldum. Hemen bir Milliyet gazetesi aldım. Üstat, Folklor Edebiyat dergisinde yazıyı okuduktan sonra, köşesini Bodrum Hâkimine ayırmış. Yazıyı okudum. Hoşuma gitti.

Devamını oku →

Bağımlılık kader değil! Çare var. Başka Bir Dünya mümkün

Yavuz Tufan Koçak                                                                                               Röportaj: Ayça Öztorun

Devamını oku →