Türklerde ata kültü

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun "Din, mezhep, tarikat; dinî töre ve tören" gibi anlamlara gelen kült kelimesi, bir halk bilimi terimi olarak "kutsal say...

Kalem mücadelesinde yeni eserler

Sadi Somuncuoğlu Bu başlık altında üç yeni eserden bahsedeceğim. Birincisi Osman Oktay'ın "Vatan Mahzun Ben Mahzun" kitabı. Oktay, ortaokul yıllarınd...

Yusufiyeli Çapar Kanat vefat etti

MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nın 206 numaralı mağduru Çapar Kanat hakka yürüdü... Kanat'ın sevenleri sosyal medyada rahmet mesajları yağdırdı 12 E...

Editörün Seçtikleri

Anadolu’nun dili güçlü ozanı: ÂŞIK VEYSEL

Ali Alper ÇETİN (daha&helliip;)...

Türklerde ata kültü

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

“Din, mezhep, tarikat; dinî töre ve tören” gibi anlamlara gelen kült kelimesi, bir halk bilimi terimi olarak “kutsal sayılan varlık ve kavramlara karşı gösterilen sevgi, saygı ve ululama”yı ifade eder. Ata kültü de, atalara, özellikle kurucu atalara karşı toplumda var olan sevgi, saygı ve ululama (tazim) duygularının ayin, tören gibi bazı uygulamalarla gösterilmesidir.

Birçok millette olduğu gibi Türklerde de ata kültü vardır. Türklerin kurucu atalara gösterdikleri saygı ve ululama uygulamalarıyla ilgili bilgiler en eski kayıtlarda yer almaktadır.

Devamını oku →

Kalem mücadelesinde yeni eserler

Sadi Somuncuoğlu

Bu başlık altında üç yeni eserden bahsedeceğim. Birincisi Osman Oktay’ın “Vatan Mahzun Ben Mahzun” kitabı. Oktay, ortaokul yıllarından itibaren yazmaya başladı. Çevresinde gördüğü ve yaşadığı yanlışlar ve haksızlıklar karşısında susmayıp tepki göstermesi, sahip olduğu sorumluluğun gereği idi. Bu duygu günümüze kadar gelişerek ülkemizin bütün meselelerini kapsadı. Oktay, millî ülkü sahibi bir düşünce adamı olarak medeniyetimizin ve kültürümüzün meselelerini ele alan birçok kitap, çocuk hikâyeleri, marş ve şiir, yazdı. Bu son kitabıyla da temel meselelerimizi somut örnekler üzerinden inceledi, uyarılarda bulundu. Türk kültürü ve kimliği açısından önemli tespitler yaptı.

İslâm’ı Doğru Anlamak

Devamını oku →

Yusufiyeli Çapar Kanat vefat etti

MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nın 206 numaralı mağduru Çapar Kanat hakka yürüdü… Kanat’ın sevenleri sosyal medyada rahmet mesajları yağdırdı

12 Eylül dönemindeki MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nın 206 numaralı mağduru Yusufiyeli Çapar Kanat, bugün hayatını kaybetti. Uzun süre Mamak Askeri Cezaevi’nde kalan ve C5 tabir edilen işkencehanede insanlık dışı muameleye tabi tutulan Kanat’ın vefatı, ülküdaşlarını sarstı. Gün boyu ülkücüler, sosyal medyadan Çapar Kanat için rahmet mesajları yayımladı. Arkadaşları arasında “Cabbar” diye de bilinen Çapar Kanat’ın naaşı, Adana Ceyhan Üçdut Yeşilova Köyü’nde yarın (pazartesi günü) öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından ebediyete uğurlanacak.

Devamını oku →

10 Kasım, unutmadık; Atamızı özlem, minnet gururla anıyoruz…

Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun

gul_muhammed[1]

Peygamber efendimizin dünyayı şereflendirmesinin yıl dönümü olan MEVLİD KANDİLİNİZİ tebrik eder; Size, ailenize, tüm Türk ve İslam alemine barış, huzur, bereket, rahmet getirmesini temenni eder, sevgi ve saygılar sunarız.          

    ÇUKUROVALILAR DERNEĞİ

            YÖNETİM KURULU

Bak Postacı Geliyor- XVIII

Mehmet Hayati Özkaya

Devamını oku →

Suriye “Kumpası”-2

Sadi Somuncuoğlu

9 Ekim’de başlayan Barış Pınarı Harekâtı, bir hafta sonra 17 Ekim’de ABD ile gerçekleşen 13 maddelik “Ankara Anlaşması” ile durduruldu. Geçen yazıda bu konuyu incelemiştik. Bu anlaşma yeterli görülmedi ki, beş gün sonra 22 Ekim’de Putin’in daveti üzerine 10 maddelik “Suçi Mutabakatı” gerçekleştirildi.

“Mutabakatın”‘ izaha muhtaç ve sakıncalı gördüğümüz maddeleri:

Mad. 1)Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.”

Devamını oku →

Cumhuriyet coşkusu

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

29 Ekim günü caddelerde meydanlarda gördüğümüz sadece bir coşku değildi; bir nice yıldan beri derinden derine işleyen bir olgu idi; bir olgunun dışa vurumu idi.

Ancak destanlarda görülebilecek bir kurtuluş savaşının sonunda kurulan Cumhuriyet çoktan yüreklerde ve beyinlerde yer etmişti. Kurtuluş Savaşı’nın önderi, milletini Ergenekon’dan çıkarmakla kalmamış; onun yürüyeceği aydınlık yolu da çizmişti. Önder milletini, millet önderini sevmişti.

Amma velakin… Ömür denilen şey her zaman düz bir çizgide yürümez. İnsanların ömrü de milletlerin ömrü de kırık çizgilerle doludur. Cumhuriyetle kendine gelen Türk milletinin de aydınlık yolu bir noktada kırıldı.

Devamını oku →