İradeyi teslim etmek

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun Tarikat ve cemaat yapılanmalarının en büyük zararı insan iradesinin bir kişiye teslim edilmesiyle orta...

Pamukta ithalatı durduracak tarihi ...

Ali Ekber Yıldırım Pamukta ithalattan kurtulmak için üretici desteklenmeli (daha&helliip;)...

Anne Baba Hakkı

 Necdet Bayraktaroğlu Yüce Rabbimiz, yarattığı insanoğluna dünya hayatı vermiş ve faydalanması için birçok nimetler sunmuştur. Bu insanoğlunun dünya ...

Yiğit ve âlim bir Türkçü: Mustafa K...

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun Türkçüler ve Türk âlemi yiğit bir evladını, müstesna bir âlimini kaybetti. O bizim ağabeyimizdi, hocamızdı. Son dönem Tü...

Editörün Seçtikleri

Yiğit ve âlim bir Türkçü: Mustafa Kafalı

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun Türkçüler ve Türk âlemi yiğit bir evladını, müstesna bir âlimini kaybetti. O bizim ağabeyimizdi, hocamızdı. So...

İradeyi teslim etmek

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Tarikat ve cemaat yapılanmalarının en büyük zararı insan iradesinin bir kişiye teslim edilmesiyle ortaya çıkar.

Mürid, iradesini bir mürşide teslim eden insandır. İradesini bir şeyhe veya cemaat reisine teslim eden insan düşünmez, kendi kendine fikir üretmez.

Tek tek insanlar açısından düşündüğümüz zaman bir müridin bir şeyhe bağlanması, kendi aklıyla düşünmeyip iradesini bir başkasına teslim etmesi çok da zararlı sayılmayabilir. Hatta bu tutum, insanları rahatlatır da. Mürit, bir mürşide bağlanır; onun dediklerini yaparsa cennete gideceğine inanır. Bundan daha rahat bir şey olabilir mi? Düşünme, zihnini yorma, araştırma, sadece şeyhin dediklerini yap ve cennete git! Ne âlâ değil mi?

Devamını oku →

Pamukta ithalatı durduracak tarihi fırsat

Ali Ekber Yıldırım

Pamukta ithalattan kurtulmak için üretici desteklenmeli

Devamını oku →

Anne Baba Hakkı

 Necdet Bayraktaroğlu

Yüce Rabbimiz, yarattığı insanoğluna dünya hayatı vermiş ve faydalanması için birçok nimetler sunmuştur. Bu insanoğlunun dünya hayatına gelişine de, anne ve babayı vesile kılmıştır. Bir canın bedene dönüşmesi, anne ve babanın hayatını birleştirmesi ile olmaktadır. Dünyaya gelen her canlı varlığın yaşlanması, Yüce Rabbin temel kuralıdır. Yaşlılık döneminde canlılar fiziki ve canlılık güçlerini bir daha yerine gelmeyecek şekilde ve fakat yavaş yavaş kaybederler. İnsanoğlu da gençliğin ve sağlığın nimetleri içinde iken, hayatta kaldıkları takdirde bir gün gelip mutlaka yaşlanacaklardır. Yaşlılık, hayat canlılığının tükenmeye doğru yol aldığı bir dönem olarak kabul edilmektedir.

Anne ve babaya sevgi, saygı ve iyilik Yüce Allah’ın emridir. Kuran-ı Kerim’de ve Hadisi Şeriflerde Allah’a kulluk ve itaatten hemen sonra anne ve babaya iyi davranmanın gerekliliği belirtilmiştir. Enam Suresi 151. Ayetinde: “De ki ‘Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım! O’na hiç bir şeyi ortak koşmayın, babanıza, annenize iyi davranın. Yoksulluk yüzünden çocuklarınızı öldürmeyin; zira sizin de onların da rızkını Biz veririz…”diye buyrulmaktadır. Yüce Allah’a ortak koşmanın hiç bir mazereti olmadığı gibi baba ve anneye kötü davranmanın da hiç bir haklı nedeni yoktur. Hz. Peygamberimiz de üç defa: “Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi? Allah’ şirk koşmak, ana ve babaya itaatsizlik etmek ve yalancı şahitliği yapmaktır” diye söylemiştir.

Devamını oku →

Yiğit ve âlim bir Türkçü: Mustafa Kafalı

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Türkçüler ve Türk âlemi yiğit bir evladını, müstesna bir âlimini kaybetti. O bizim ağabeyimizdi, hocamızdı. Son dönem Türk milliyetçilerinin Oğuz Han soylu öncülerinden biriydi. Tarihçi idi, kültür adamı idi, Türkçü idi.

Asaleti soydan geliyordu. Oğuz soylu Karamanlı beylerindendi. Türklük şuuruna sahip, hâkim bir babanın ve Cumhuriyet öğretmeni bir annenin çocuğu olarak yetişti. 1940’ların ikinci yarısında Konya’da, henüz çocukluktan gençliğe adım atarken Atsız’ı okuyordu.

Devamını oku →

Kültürlü bir yazar-usta bir romancı: PEYAMİ SAFA

Ali Alper ÇETİN

Altmış iki yıllık ömründe binlerce makale ve fıkra, 150’ye yakın eser yayınlayan Peyami Safa, Türk edebiyatında bir düşünür, otobiyografik doğrultuda ruhî konuları ele alan bir roman yazarı olarak tanındı ve okundu.

Peyami Safa 1899 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Servet-i Fünun şairlerinden İsmail Safa, annesi Server Bedia’dır. Sonradan hafif romanlarında “Server Bedi” takma adını kullanışı bu yüzden. İki yaşındayken babasının ölümü, Peyami Safa’yı yetim bıraktı. Bu yüzden düzenli bir öğretim göremeyen Peyami Safa, 13 yaşındayken denemelerine ve çalışmaya başladı. Bu yaşta hayata atıldı. Posta Telgraf Nezareti’nde memur olarak çalıştı. 1914-1918 arasında öğretmenlik, 1918-1916 arasında gazetecilik yaptı. Hayatını yazıları ile kazandı.

Fransızca öğrendi. 15 yaşında öğretmenlik yapıyor, edebiyat, felsefe, tarih, psikoloji alanlarında eserler okuyarak bilgi alıyordu.

Devamını oku →

Zihniyet değişmeden olmaz

Yapılacak ilk iş, temel fen bilimleri ile sosyal bilimlerin okutulduğu fakülteleri, yani fen ve edebiyat fakültelerini ele almaktır. Çünkü bilim adamı yetiştirmek bu fakültelerin işidir.

Devamını oku →

Kafalı Hocamızın yolculuğu…

Sadi Somuncuoğlu

Mustafa Kafalı Hocamız, Ağustosun 28’inde ruhunu teslim etti, ölümsüzlük aleminin yolcusu oldu. 30 Ağustos 1922 Zaferine rastlayan günde de vasiyeti üzerine Gölbaşı mezarlığında toprağa verildi. Kendisi Karaman Beylerindendi, ama Türklük davasının askeri olan eşi Sevgi hanıma söylediği gibi, “Ben Atatürk’ün payitahtına gömüleceğim” vasiyetinin gereği yapıldı. Hocamız son nefesinde bile, başta Türk Milliyetçileri olmak üzere, bütün Türklere çok anlamlı bir mesaj vererek aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin, başta biricik eşi Sevgi hanım ve oğlu Ertuğrul olmak üzere sevenlerinin ve Türk Milletinin başı sağ olsun.

Hocamızın bilim ve Türklüğe hizmet aşkı

Devamını oku →

Bak Postacı Geliyor- XVI

Mehmet Hayati Özkaya

Devamını oku →