Category: Editörün Seçtikleri

Doğunun Fatihi Yavuz Sultan Selim

Geçilmez çölü nasıl geçti? İlk Osmanlı halifesi!

Ali Alper ÇETİN

Devamını oku →

Senin Çocuk Kral da Bizim Çocuk Hamal mı?

(Hikâye)

Bugün arkadaşım beni aradı ve akşam evine davet etti. Hayır diyemedim. Madem ille de gel diyor, erken gideyim bari diyerek,  düştüm yollara. Evinin önüne geldiğimde, kapının önünde gördüğüm ayakkabı kalabalığı beni şaşkına çevirmişti. Acaba başında bir iş mi var diye telaşlanıp, art arda zile bastım. Kapıyı açan arkadaşımın gözlerine kaygıyla baktım. Ayakkabılardan dolayı kaygılandığımı anlayan arkadaşım, mutfağa geç dedi. Mutfağa geçtim, “Neler oluyor?” diye sordum. Hiç sorma altın günü yapıyoruz deyince şoke oldum.

Arkadaşım akademisyendi ve bu taraklarda bezi olmayan bir kadındı. Beni aldı bir gülme krizi. O da mahcup bir şekilde gülümsedi. “Manyak manyak gülme bak, dalganın sırası değil!” dedi ve bir yandan pasta tabaklarını hazırlamaya koyuldu. Elime düşmüştü bir kere!

Devamını oku →

Pamuk primi 1 lira 25 kuruş olmalı

Ali Ekber Yıldırım

İzmir, Manisa, Aydın ve Söke Ticaret Borsası ortak açıklama yaparak kütlü  pamuk destekleme priminin kilo başına en az 1 lira 25 kuruş olması gerektiğini duyurdu.

Devamını oku →

Arif Nihat Asya ve Bayrak (Bayrak Şairi)

                                                                                                                                                                        Ali Alper ÇETİN

Hani bir şiir vardı, şöyle başlardı:

“ Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü…”

“ Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,”

Devamını oku →

Türk hikâyeciliğinde (öykücülüğü) ilk adım: ÖMER SEYFETTİN

“Mademki Türk’üz, o halde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk gibi duyarız ve Türk gibi yazarız.”

Ömer Seyfettin

Ali Alper ÇETİN

Tanzimattan sonra Anadolu aydınları, Anadolu’yu türlü yönlerden anlatıyor, aydınlık saçıyorlardı. Basımevlerinin çarkları dönmeye başlamıştı artık. Gazeteler, dergiler, kitaplar yayınlanıyor, bu tür yayınlar her yayın memleketin dört bir yanına ışıl ışıl aydınlık götürüyordu…

Şiir, tiyatro, roman, tarih, hatıra, eleştiri ürünleri, Edebiyat-ı Cedide, Servet-i Fünûn gibi edebiyat ekolleri derken; Cumhuriyetin eşiğine doğru, Türk hikâyeciliğinde daha güçlü bir çıkışla zirve yapan nesillerden ve öykücülerden biri de Ömer Seyfettin’dir. O, Çağdaş Türk öykücülüğünün ve “Milli Edebiyat Akımı”nın kurucularındandır. Türkçülük akımının da öncülerindendir. Edebiyatımızın yüz akıdır. Günümüz Türkçesinin gürül gürül kaynayan ilk kaynağıdır.

Sade bir dil akımına öncülük eden Ömer Seyfettin, 1884 yılında Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğar. Sekiz-dokuz yaşlarındayken ailesi ile birlikte İstanbul’a gelir. İlköğreniminden sonra askerî bir okula girer, 1903 yılında Harp Okulu’ndan mezun olur. Daha okul sıralarında hikâye denemeleri yapan Ömer Seyfettin, 1908’den sonra olgun hikâyeler yazar.

Devamını oku →

Türk müziğinin eşsiz ustası: BESTEKÂR ITRÎ

Ali Alper ÇETİN

Klâsik Türk müziğinin büyük ismi, Mimar Sinan’la birlikte medeniyetimizin estetik boyutunu zirveye taşıyan, musikinin büyük mimarı  Buhûrîzâde Mustafa Itrî;

Klâsik Türk müziğini kubbe kubbe coşturan, yücelten, ilâhî bir ses, bir nefes olup gönülleri büyüleyen büyük Türk bestekârı ITRÎ’yi saygıyla anmak gerek…

Bayram Tekbîr’i ile ilâhî bir vecd olup göğe ağan, (Salât-ı Ummiye) siyle minarelerden kandil kandil yere yağan, Naat-ı Mevlânâ’sıyla Mevlânâ misali aşk olan, aşkla dolan büyük müzisyen ITRÎ, yarattığı şaheserle, daha çok kitaplarda değil, Türk Milletinin gönlünde ve dilinde yaşamıştır.

Itrî, İstanbul’da Mevlânâkapı civarındaki Yayla (eski adıyla Yaylak) semtinde doğduğu, asıl adının Mustafa olduğu ve 1630-40 tarihleri arasında doğduğu tahmin ediliyor. Şiirlerinde kullandığı Itrî mahlası ve Buhûrîzâde lakabıyla tanındı. Bu lakabın kendisine mi ailesine mi ait olduğu bilinmiyor. İstanbul surları dışında oturduğu, çiçek ve meyve meraklısı olduğu, bahçe işleriyle uğraşmaktan zevk duyduğu için kendisine Itrî mahlası verildi.  Devamını oku →

Öz şiirin büyük ustası: AHMET HAŞİM

Ali Alper ÇETİN

Altın kulelerden yine kuşlar

Tekrârını ömrün eder i’lân.

Kuşlar mıdır onlar ki her akşam

Âlemlerimizden sefer eyler?

 

Akşam, yine akşam, yine akşam

Bir sırma kemerdir suya baksam

Üstümde semâ kavs-i mutalsam!

Akşam, yine akşam, yine akşam

Göllerde bu dem bir kamış olsam!

Devamını oku →

Çiftçinin buğdaydan kaçışı endişe verici boyutlarda

Ali Ekber Yıldırım

Devamını oku →