Category: Ahmet Bican Ercilasun

Ahlaksızlık, bir milli güvenlik sorunudur!

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Ahlaksızlık, az sayıda kişilerle sınırlı olursa bir millî güvenlik sorunu hâline gelmeyebilir. Ancak ahlaksızlık bütün toplum katmanlarına yayılırsa ciddi bir güvenlik sorunu hâline gelir.

Ahlak toplumların en önemli değerlerinden biridir. Toplumdan topluma değişen ahlak anlayışları vardır ama bütün toplumlarda ortak olan, ortak olması gereken, evrensel ahlak değerleri de vardır.

Yalan söylemek, hırsızlık yapmak, rüşvet almak bütün toplumlarda ahlaksızlık sayılır. Ahlakı sadece cinsî konulara indirgeyen; hırsızlık, yalancılık gibi ahlak dışı hareketleri hafife alan toplumlar çürümeye yüz tutmuş toplumlardır.

Devamını oku →

Cumhuriyet coşkusu

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

29 Ekim günü caddelerde meydanlarda gördüğümüz sadece bir coşku değildi; bir nice yıldan beri derinden derine işleyen bir olgu idi; bir olgunun dışa vurumu idi.

Ancak destanlarda görülebilecek bir kurtuluş savaşının sonunda kurulan Cumhuriyet çoktan yüreklerde ve beyinlerde yer etmişti. Kurtuluş Savaşı’nın önderi, milletini Ergenekon’dan çıkarmakla kalmamış; onun yürüyeceği aydınlık yolu da çizmişti. Önder milletini, millet önderini sevmişti.

Amma velakin… Ömür denilen şey her zaman düz bir çizgide yürümez. İnsanların ömrü de milletlerin ömrü de kırık çizgilerle doludur. Cumhuriyetle kendine gelen Türk milletinin de aydınlık yolu bir noktada kırıldı.

Devamını oku →

Kutadgu Bilig yazılalı 950 yıl oldu

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Bir milletin kendi dilinde, bundan tam 950 yıl önce yazılmış büyük bir siyaset bilimi kitabı varsa bu, o millet için bir övünç kaynağıdır. Sadece böyle bir eserin varlığı bile Türk’ün büyük ve köklü bir millet olduğunu göstermeye yeter.

Kutadgu Bilig birçok bakımdan büyük ve önemlidir.

Önce hacim bakımından. Tam 6645 beyit. Yani 13290 mısra. Yakında bir bildirisini dinlediğim Osman Fikri Sertkaya, eldeki nüshalarda bazı beyitlerin eksik olduğunu belirterek aslında eserin beyit sayısının 6666 olması gerektiğini ileri sürmüştür. Kur’an ayetlerinin sayısı kadar.

Yusuf Has Hâcib, kitabına şu beyitle başlıyor:    

Devamını oku →

İradeyi teslim etmek

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Tarikat ve cemaat yapılanmalarının en büyük zararı insan iradesinin bir kişiye teslim edilmesiyle ortaya çıkar.

Mürid, iradesini bir mürşide teslim eden insandır. İradesini bir şeyhe veya cemaat reisine teslim eden insan düşünmez, kendi kendine fikir üretmez.

Tek tek insanlar açısından düşündüğümüz zaman bir müridin bir şeyhe bağlanması, kendi aklıyla düşünmeyip iradesini bir başkasına teslim etmesi çok da zararlı sayılmayabilir. Hatta bu tutum, insanları rahatlatır da. Mürit, bir mürşide bağlanır; onun dediklerini yaparsa cennete gideceğine inanır. Bundan daha rahat bir şey olabilir mi? Düşünme, zihnini yorma, araştırma, sadece şeyhin dediklerini yap ve cennete git! Ne âlâ değil mi?

Devamını oku →

Yiğit ve âlim bir Türkçü: Mustafa Kafalı

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Türkçüler ve Türk âlemi yiğit bir evladını, müstesna bir âlimini kaybetti. O bizim ağabeyimizdi, hocamızdı. Son dönem Türk milliyetçilerinin Oğuz Han soylu öncülerinden biriydi. Tarihçi idi, kültür adamı idi, Türkçü idi.

Asaleti soydan geliyordu. Oğuz soylu Karamanlı beylerindendi. Türklük şuuruna sahip, hâkim bir babanın ve Cumhuriyet öğretmeni bir annenin çocuğu olarak yetişti. 1940’ların ikinci yarısında Konya’da, henüz çocukluktan gençliğe adım atarken Atsız’ı okuyordu.

Devamını oku →

Zihniyet değişmeden olmaz

Yapılacak ilk iş, temel fen bilimleri ile sosyal bilimlerin okutulduğu fakülteleri, yani fen ve edebiyat fakültelerini ele almaktır. Çünkü bilim adamı yetiştirmek bu fakültelerin işidir.

Devamını oku →

Türk kime derler

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Mevcut iktidarın “açılım politikası” ve iktidarın başının durmadan “Türk, Kürt, Arnavut, Çerkez, Boşnak…” diyerek ülkedeki etnik grupları sayması, üstelik bunu yaparken Türk’ü de bir etnik grup derecesine indirmesi zihinleri iyice karıştırdı. Aklı başında sandığımız bazı insanlar bile bazı etnik grupları asimile ettiğimizden bahseder oldular. Bazıları da “Domuz eti yemeyen, Müslüman olan Türk’tür.” gibi tuhaf laflar etmeye başladı.

Tabii ki Türkler domuz eti yemez. Tabii ki Türklerin % 98’i Müslüman’dır. Ve tabii ki Müslümanlık, Türk kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Ama… Arapların da büyük kısmı Müslüman’dır, onlar da domuz eti yemez. Pakistanlılar da Müslüman’dır, onlar da domuz eti yemez.

Devamını oku →

Oğuzname

Oğuzname Türklerin en önemli destanıdır; bir sözlü / efsanevi tarihtir.

Devamını oku →