Category: Ahmet Bican Ercilasun

Kutadgu Bilig yazılalı 950 yıl oldu

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Bir milletin kendi dilinde, bundan tam 950 yıl önce yazılmış büyük bir siyaset bilimi kitabı varsa bu, o millet için bir övünç kaynağıdır. Sadece böyle bir eserin varlığı bile Türk’ün büyük ve köklü bir millet olduğunu göstermeye yeter.

Kutadgu Bilig birçok bakımdan büyük ve önemlidir.

Önce hacim bakımından. Tam 6645 beyit. Yani 13290 mısra. Yakında bir bildirisini dinlediğim Osman Fikri Sertkaya, eldeki nüshalarda bazı beyitlerin eksik olduğunu belirterek aslında eserin beyit sayısının 6666 olması gerektiğini ileri sürmüştür. Kur’an ayetlerinin sayısı kadar.

Yusuf Has Hâcib, kitabına şu beyitle başlıyor:    

Devamını oku →

İradeyi teslim etmek

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Tarikat ve cemaat yapılanmalarının en büyük zararı insan iradesinin bir kişiye teslim edilmesiyle ortaya çıkar.

Mürid, iradesini bir mürşide teslim eden insandır. İradesini bir şeyhe veya cemaat reisine teslim eden insan düşünmez, kendi kendine fikir üretmez.

Tek tek insanlar açısından düşündüğümüz zaman bir müridin bir şeyhe bağlanması, kendi aklıyla düşünmeyip iradesini bir başkasına teslim etmesi çok da zararlı sayılmayabilir. Hatta bu tutum, insanları rahatlatır da. Mürit, bir mürşide bağlanır; onun dediklerini yaparsa cennete gideceğine inanır. Bundan daha rahat bir şey olabilir mi? Düşünme, zihnini yorma, araştırma, sadece şeyhin dediklerini yap ve cennete git! Ne âlâ değil mi?

Devamını oku →

Yiğit ve âlim bir Türkçü: Mustafa Kafalı

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Türkçüler ve Türk âlemi yiğit bir evladını, müstesna bir âlimini kaybetti. O bizim ağabeyimizdi, hocamızdı. Son dönem Türk milliyetçilerinin Oğuz Han soylu öncülerinden biriydi. Tarihçi idi, kültür adamı idi, Türkçü idi.

Asaleti soydan geliyordu. Oğuz soylu Karamanlı beylerindendi. Türklük şuuruna sahip, hâkim bir babanın ve Cumhuriyet öğretmeni bir annenin çocuğu olarak yetişti. 1940’ların ikinci yarısında Konya’da, henüz çocukluktan gençliğe adım atarken Atsız’ı okuyordu.

Devamını oku →

Zihniyet değişmeden olmaz

Yapılacak ilk iş, temel fen bilimleri ile sosyal bilimlerin okutulduğu fakülteleri, yani fen ve edebiyat fakültelerini ele almaktır. Çünkü bilim adamı yetiştirmek bu fakültelerin işidir.

Devamını oku →

Türk kime derler

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Mevcut iktidarın “açılım politikası” ve iktidarın başının durmadan “Türk, Kürt, Arnavut, Çerkez, Boşnak…” diyerek ülkedeki etnik grupları sayması, üstelik bunu yaparken Türk’ü de bir etnik grup derecesine indirmesi zihinleri iyice karıştırdı. Aklı başında sandığımız bazı insanlar bile bazı etnik grupları asimile ettiğimizden bahseder oldular. Bazıları da “Domuz eti yemeyen, Müslüman olan Türk’tür.” gibi tuhaf laflar etmeye başladı.

Tabii ki Türkler domuz eti yemez. Tabii ki Türklerin % 98’i Müslüman’dır. Ve tabii ki Müslümanlık, Türk kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Ama… Arapların da büyük kısmı Müslüman’dır, onlar da domuz eti yemez. Pakistanlılar da Müslüman’dır, onlar da domuz eti yemez.

Devamını oku →

Oğuzname

Oğuzname Türklerin en önemli destanıdır; bir sözlü / efsanevi tarihtir.

Devamını oku →

Dede Korku’un yeni nüshası

Ahmet B. Ercilasun

Dede Korkut Kitabı, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Eserdeki boylar (destani hikâyeler) Oğuzname’nin bir parçasıdır. Oğuzname de Türk destan geleneğinin en önemli ürünüdür.

Dede Korkut Kitabı’nın Almanya’da bulunan Dresden nüshası 1815’ten, Vatikan nüshası 1950’den beri bilinmekteydi. Dede Korkut’un Türkiye’deki ilk yayını 1916’da Kilisli Muallim Rifat tarafından yapılmıştır. Türkiye’de ve Azerbaycan’da 100 küsur yıldan beri konu üzerinde ilmî ve popüler pek çok yayın yapılmıştır. Kitaptaki destani hikâyeler resim ve heykel sanatlarına, çizgi filmlere ve dramalara da konu olmuştur.

Eser yabancı Türkologların da ilgisini çekmiş ve yabancı dillere de çevrilmiştir. Son yıllarda Türk Dünyası‘nın diğer coğrafyalarında da büyük bir ilgi görmektedir.

Devamını oku →

Yer adlarının etnik kökenle ilgisi yoktur

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Türkiye’de çeşitli etnik gruplar vardır. Peter A. Andrews’in 1991’de Türkiye’de Etnik Gruplar adıyla yayımlanan ünlü mavi kitabında Türkiye’de 47 etnik grubun var olduğu belirtilir. Ancak bunların 18’i Yörük Sünni, Yörük Alevi, Tahtacı, Türkmen, Özbek, Kazak, Özbek Tatarı, Kırım Tatarı vb. adlarla anılan Türk soylulardır.

Geriye kalan 29 etnik grubun 17’sinin nüfusu 5.500’ün altındadır: 21 Alman, 40 Eston, 1600 Molokan gibi.

29 etnik gruptan 8’inin nüfusu da 10.000’in altındadır: 7.000 Keldani, 10.000 Rum vb.

Peter A. Andrews’a göre nüfusu 100.000’i geçen etnik grupların sayısı sadece 5’tir: Kürt, Arap, Zaza, Çerkez, Laz.

Devamını oku →