Category: Ali Alper Çetin

Türk müziğinin eşsiz ustası: BESTEKÂR ITRÎ

Ali Alper ÇETİN

Klâsik Türk müziğinin büyük ismi, Mimar Sinan’la birlikte medeniyetimizin estetik boyutunu zirveye taşıyan, musikinin büyük mimarı  Buhûrîzâde Mustafa Itrî;

Klâsik Türk müziğini kubbe kubbe coşturan, yücelten, ilâhî bir ses, bir nefes olup gönülleri büyüleyen büyük Türk bestekârı ITRÎ’yi saygıyla anmak gerek…

Bayram Tekbîr’i ile ilâhî bir vecd olup göğe ağan, (Salât-ı Ummiye) siyle minarelerden kandil kandil yere yağan, Naat-ı Mevlânâ’sıyla Mevlânâ misali aşk olan, aşkla dolan büyük müzisyen ITRÎ, yarattığı şaheserle, daha çok kitaplarda değil, Türk Milletinin gönlünde ve dilinde yaşamıştır.

Itrî, İstanbul’da Mevlânâkapı civarındaki Yayla (eski adıyla Yaylak) semtinde doğduğu, asıl adının Mustafa olduğu ve 1630-40 tarihleri arasında doğduğu tahmin ediliyor. Şiirlerinde kullandığı Itrî mahlası ve Buhûrîzâde lakabıyla tanındı. Bu lakabın kendisine mi ailesine mi ait olduğu bilinmiyor. İstanbul surları dışında oturduğu, çiçek ve meyve meraklısı olduğu, bahçe işleriyle uğraşmaktan zevk duyduğu için kendisine Itrî mahlası verildi.  Devamını oku →

Öz şiirin büyük ustası: AHMET HAŞİM

Ali Alper ÇETİN

Altın kulelerden yine kuşlar

Tekrârını ömrün eder i’lân.

Kuşlar mıdır onlar ki her akşam

Âlemlerimizden sefer eyler?

 

Akşam, yine akşam, yine akşam

Bir sırma kemerdir suya baksam

Üstümde semâ kavs-i mutalsam!

Akşam, yine akşam, yine akşam

Göllerde bu dem bir kamış olsam!

Devamını oku →

Edebiyatımızda bir dev: YAHYA KEMAL BEYATLI

Ali Alper ÇETİN

Rü’yâ gibi bir yazdı. Yarattın hevesinle,

Her ânını, her rengini, her şi’rini hazdan.

Hâlâ doludur bahçeler en tatlı sesinle!

Bir gün, bir uzak hâtıra özlersen o yazdan

 

Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin:

Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde,

Mehtab…iri güller.. ve senin en güzel aksin…

Velhâsıl o rü’yâ duruyor yerli yerinde!

Devamını oku →

Yiğit bir Türkmen Aşireti: CERİTLER (CERİDLER)

Ali Alper ÇETİN

Çukurova’da… Kırıkkale’de, Keskin’de, Ankara’da İç Anadolu’da bir bozlak yankılanır:

Devamını oku →

Çukurovalı Kara Fatma (Osmaniyeli Cerit Kızı Asiye Hatun) Öyküsü

Çukurova ve Torosların ünlü kadın kahramanı Namık Kemal ve Atatürk’ün ilham kaynağı bir Türkmen kadının efsaneleşen hayat hikâyesi… Bu hikâye, gerçeğe çok yakın bir öyküdür…

Devamını oku →

Nevruz Bayramınız Kutlu Olsun!

Oniki Hayvanlı (eski) Türk Takvimi’nin “Yılbaşı” günü olan ve “Yenigün” anlamına gelen NEVRUZ’un,

Ülkemize, Türk Dünyası’na ve İslam Alemi’ne “Barış ve Kardeşlik” getirmesini diler, size ve ailenize sağlıklı ve mutlu bir yıl temenni ederiz.

Ali Alper ÇETİN

Çukurovalılar Derneği

Onursal Başkanı

 

NAVRUZ – ERGENEKON BAYRAMI Nedir?

Devamını oku →

Toplumu büyüteçle gözleyen romancı: HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR

Ali Alper ÇETİN

Elli yıllık yazı hayatında, elliye yakın eser veren tanınmış romancımız Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı, bir toplum yazarı olarak, Kültürümüzün Yıldızları arasında saymamız gerek…

1864 yılında İstanbul’da doğan, ilk ve orta öğreniminden sonra kendi kendini yetiştiren Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın henüz 3 yaşında iken annesi öldü. Girit’te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula burada başladı. Babası tekrar evlenince 6 yaşında İstanbul’a anneannesinin Aksaray’daki Konağı’na geri döndü.  Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve İdadide öğrenim gördü. 1878’de Mekteb-i Mülkiye’ye girdi. 1880’de hastalık nedeniyle ikinci sınıfta iken okulu bıraktı. Kısa bir süre Adliye Nezareti Ceza Kalemi’nde memur ve Ticaret Mahkemesi’nde Azâ Mülazımı olarak çalıştı. 1887’de Ahmet Mithad Efendi’nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başladı.

Devamını oku →

Bir Cihan Sultanı: MELİKŞÂH

Melikşâh döneminde Büyük Selçuklu Devleti en geniş sınırlarına ulaşmıştır. Devletin sınırları Anadolu’dan Umman’a, Kafkaslar’dan Hindistan önlerine kadar uzanmıştır (10.000.000 km²). Yirmi yıllık saltanatında (1072-1092) tarihte benzeri az görülen bir huzur, saadet, refah ve mutluluk devri yaşanmıştır.

                    ***

Ali Alper ÇETİN

Sultan Melikşâh devrinde Büyük Türk Hâkanlığı’nın ihtişamı, zaferleri ve siyasi durumu

Malazgirt Zaferinden bir yıl sonrası Büyük Türk Hâkanlığı yani Büyük Selçuklu Devletinin kurucusu Sultan Alp Arslan hain bir suikast sonucu 1072 yılında şehit edilmişti.

Oğlu Melikşâh 6 Ağustos 1055’te doğmuş ve 9 yaşında vezir Nizâmülmülk’ün yanında savaşa katılmıştır.  20 Kasım 1092’de de ölmüştür. Vefatında 37 yaşındaydı. Şehzâdeliğinde Türk ordusu ile beraber Kars çevresinde bulunmuştu. Sultan Alp Arslan Cend’e (Kazakistan, Aral Gölü-Cend Gölü) dedesi Selçuk Bey’in mezarını ziyaret edip Horasan’a dönünce, 1066 Temmuzunda Melikşâh’ın resmen velîahdlığını ilân eden bir merasim tertipledi.

Devamını oku →