Category: Ali Alper Çetin

Siyasi Partiler ile Seçim Kanunları Değiştirilmelidir

alialper_cetin“Anayasa Değişikliği Paketi” Meclis Genel Kuruluna getirilirken, öncelik Siyasi Partiler ile Seçim Kanunları olmalıdır. 1991 yılından beri her dönem, erken seçim telaşı ile değiştirilmeyen ve demokratik olmayan mezkûr kanunlar gelişmiş demokrasilerdeki normlara çekilmelidir. Temel sorun olan, Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanun’unda değişiklikler yapılmalı, dokunulmazlıklar kaldırılmalı ya da sınırlandırılmalıdır.

Tüm siyasi partilerimizde Lider Egemen bir sistem mevcuttur. Halen Siyasi Partiler Kanunu anti-demokratik maddeler ile doludur. Siyasi Partiler Kanunu demokratik olmayınca ona bağlı olarak ortaya çıkan partilerin kendi iç anayasası olan Tüzükleri de demokrasiden uzak kalıyor. Tüzük gücünü Siyasi Partiler Kanunundan alıyor. Oysa Anayasamız açıktır. Siyasi partilerin tüm çalışmaları demokrasi çerçevesinde olacaktır diyor. Mevcut kanunlarımız;

Uydurma bir Delege sistemi geliştirmiştir. Tepeden emir gelir, masa başında keyfe kalmış şekilde delegeler ahbap çavuş misali yazılır, sinsice askıya çıkartılır, süre bitiminde indirilir. İtiraz da mümkün olmaz. Aşağıdan yukarı ayarlanmış delege, ilçe başkanı, il başkanı, üst kurul delegesi ile gider genel başkan seçerler… Bunun neresinde demokrasi?

Devamını oku →

Mutluluğun Böylesi…Leçe’nin İsyanı

 

Mutluluğun Böylesi…Leçe’nin İsyanı…(*) 

      “Çukurova Lobisi” aslında 15 yaşında…Tekrar yayın hayatına girdik… İşte bir yıl oldu. Onikinci (12.) sayımızla yine karşınızdayız…Doğrusu, Çukurova Lobisi hareketini başlatmakla ve dergimizi yayın hayatına sokmakla ne kadar yerinde bir işe giriştiğimizi açıkça görüyor ve son derece mutlu oluyoruz…

      Yurt dışına dağıtımı olmamasına rağmen yoğun ilgi ve olumlu tepkiler, Almanya, Belçika ve Kıbrıs’tan övgüler alması bizi daha da mutlu ediyor…

      Artık bölge insanımız derneğimizi bir çözüm merkezi kabul edip Çukurova Lobisi’ni bir “Silkiniş hareketi” olarak görüyor. Bizler de bu güvene layık olmaya çalışıyoruz. Dergimiz 3 Büyükşehir, 2 il, 7 ilçe olmak üzere toplam 12 temsilcilikle teşkilatlanmış durumdadır. Temsilci arkadaşlarımız çok özverili bir şekilde çalışıyorlar. Dolayısıyla bir kez daha bu fedakar arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Devamını oku →

Demokratik Açılım; Siyasi Partiler ile Seçim Kanunu ve Dokunulmazlıklar

Demokratik Açılım isteniyorsa önce Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanun’unda değişiklikler yapılmalı, dokunulmazlıklar kaldırılmalı ya da sınırlandırılmalıdır…
Kürt açılımı, Ermeni açılımı, Demokratik açılım…İçeriğinde neler var bir türlü öğrenemediğimiz açılımlar…Halk ise geçim derdinde, ekmek derdinde…
Ülkemizi “Yatalak” hale getirmek için çaba sarf eden emperyalist güçler, her dönem yeni bir senaryo yazıyorlar…
Nisan ayında ülkemizi ziyaret eden ABD Başkanı Obama TBMM’de yaptığı konuşmada bir dizi açılımlar yapmamızı istiyordu…
“ Ermenistan’la sorunlarınızı giderin ve sınırı açın…
Ruhban okulunu açın…
Kürtlere haklarını verin…
PKK konusunda Irak hükümeti ve Irak Kürt liderleriyle işbirliği yapın…” Devamını oku →

Küresel Ekonomik Kriz ve Hatice Teyzenin Bulgurluk Buğdayı

       Biz elbette krize alışığız 1991, 1994, 2001 üç büyük kriz. Bunlar bizim dahili krizlerimizdir. Bu krizler krizi iyi yönetemeyen iktidarlar altında kalarak tasfiye olmuşlardır. Ancak ülke olarak krize alışık olmamızın önemli bir faydası ortaya çıkıyor. Sanayinin can damarı olan KOBİ’ler krizin görüntüsü nedeniyle ileriye dönük hedeflerini ve projelerini gerçekleştirmekte zorlanmalarına rağmen bunun geçici olduğunu düşünerek, krize teslim olmadan kendi imkanları çerçevesinde üretmeye ve yatırıma devam etmeye çalışıyorlar. Krizin “işletmeleri durdurduğu ve umutları yitirmeye neden olduğu zaman” çok tehlikeli olacaktır. 2008 Eylülünde başlayan bu küresel krizi, iktidarın iyi yönettiği söylenemez ( yönettiğini söylemek zor). Bu kriz ülkemizden hiç de teğet geçmiyor….
     Kriz ABD’de mortgage piyasalarındaki sorunlar nedeniyle kendini göstermeye başlamıştı. ABD’de bazı finans kuruluşları, geri dönüş riskini göze alarak kredibilitesi zayıf olan kişilere bile mortgage kredisi verdi. Bu yüksek riskli kredilerin boyutu 1.5 trilyon doları buluyordu. Bu ara ABD Merkez Bankası (FED) faiz oranlarını arttırması konut sektörünü durgunluğa soktu. Düşük gelir grubundaki kişiler aldıkları kredileri, bankalara ödeyemez duruma geldi. Bu durum yatırım bankalarını zora soktu. Mortgage Krizi olarak ortaya çıkan bu durum, piyasalarda likitide krizine dönüştü. Mortgage krizinin ekonomik büyümeyi yavaşlatması reel sektörü de etkiledi. Devamını oku →

Tarımda Tarımsızlık Politikası

Asli işi tarlada olması gereken çiftçi, haciz, icra gibi kanuni takip işlerinden asli görevini yapamaz olmuştur…Tarımın hesabını kağıt üzerinde yapanlar yanılıyorlar…Çiftçi tarlaya karasabanla girerse şaşırmayalım…

Çukurova’nın geçmişinden çok, geleceğini konuşmamız gerekiyor. Cumhuriyet ile birlikte başlattığımız ve tamamı tarıma dayalı sanayinin ve ticaretin tüm modern unsurlarının “ilklerinin” yaşandığı Çukurova ne yazık ki son elli yıldır hor ve yanlış kullanılmış, sanayilileşme adına en verimli alanları beton yığınları ile işgal edilmiştir. Bugün dahi Organize Sanayi Bölgemizde tüm altyapı imkanları eksiksiz olan önemli alanlar girişimcilerin kullanımına hazır beklerken, Çukurova’nın Dünya’da bir benzeri bulunmayan çok değerli tarım alanları, yetkililerin duyarsızlığı yüzünden talan edilmeye devam edilmektedir. Tarım yapılan alanlarda da ne yazık ki bilinçsiz gübreleme, ilaçlama, ve sulama tekniği ile bu eşsiz verimli alanlara ihanet edilmiş, sonunda çiftçi küstürülmüş ve Çukurova’nın tarım alanları intikam alma sürecine girmiştir. Devamını oku →

Ödül Töreninde Devlerin Buluşması!…

Portakal çiçeğinin kokusunu, pamuk tarlalarının beyazlığını,  Akdeniz’in sıcaklığı ile birleşmiş Toros’ların serinliğini, Akdeniz’in meltemini birlikte soluyoruz… Namrun’u, Çamlıyayla’yı, Tekir’i, Fındıkpınarı’nı, Aslanköy’ü, Gözne’yi kokluyoruz… Zorkun’u, Almanpınarı’nı, Kastabal’yı geziyoruz… Tarsus’u, İskenderun’u, Yumurtalık’ı, Ayas’ı yaşıyoruz… Çılgın Asi Nehri’ni, Dörtyol’u, Erzin’i, Habib Neccar’ı, Saint Pierre Kilisesi’ni, Harbiye’yi seyrediyoruz şimdi… Başkent size selam duruyor…

Çukurova Lobisi dergisi aslında 15 yıllık bir dergi, 1994 yılında bir Çukurova sevdalısı” Cengiz Özer” tarafından kurulmuş, bizler büyük destek vererek ilk kıvılcımı ateşlemiştik. Bu Ülkemizin ilk lobi hareketiydi. Sahip çıkılmadı. Fakat 1995 yılında yayın hayatına ara vermek zorunda kalmış idi…

9 Mayıs 2009 Ankara-Etap Altınel Otel Çukurova Lobisi dergimizin yeniden dirilişinin ilk Ödül Töreni, Altın Turaç, Çukurova Bölgesi ” 2008 Yılının En İyileri Ödül Töreni”….

Bu ödül töreninin farklıkları vardı. Biz bir dergiyiz ve dergimizde ticari bir amaç yok. Diğer dergiler gibi şirket, holding değiliz ama dergimiz ücretsiz dağıtılmaktadır. Ödül almaya hak kazananlar 4 aylık bir süre ile elektronik ortamda yapılan oylama sonucu, Derneğimizin 19 kişilik Yönetim ve Denetim Kurulu(Seçici Kurul) tarafından anket sonuçları değerlendirilerek seçilmiştir. 24 Kategoride anket açılmış 2 kategoriye oy gelmediğinden ve Bölgemizde Devlet Adamı son yıllarda çıkmadığından bu programda 21 kategoride ödül takdim edilmiştir. Burada asıl amacımız; En iyileri en başarılıları birlikte seçmek, yaptıkları iş, görev ve hizmetleri teşvik etmektir. Devamını oku →

Remzi Oğuz Arık ve Anadolu Milliyetçiliği

Remzi Oğuz Arık ve Anadolu Milliyetçiliği

Ali Alper Çetin

3 Nisan 1954…Elim bir uçak kazası….Adana’dan Ankara’ya giden uçağın Kozan üzerinde infilak ederek parçalanıyor ve Prof. Dr. Remzi Oğuz Arık’ı kaybediyoruz…Şimdi vefatının 55. yıldönümü, onu saygıyla, özlemle anıyoruz…

Merhum Prof. Dr. Remzi Oğuz Arık, Ülkemiz ve Çukurova Bölgemizin (Kozan) mümtaz insanı, müstesna şahsiyeti, arkeolog, felsefeci, idealist, vatanperver “Anadolu Milliyetçiliğinin, Ulusçuluğunun” fikir babası bir ilim adamıdır…Milliyetçilik Tanzimat’tan sonra, bütün batılı değerler gibi, fikir dünyamıza girer. Her ülkede değişik özellikler gösteren bu kavram, Kiminde “faşist”, “nazist” kiminde “liberal”, kiminde “sosyalist” kiminde de      “ otoriter” şekil alır. Batı milliyetçiliğinin farklılıklar göstermesine rağmen, genel hakim karakteri; Milli çıkarlar için “emperyalist” oluşudur. Bizde siyasi ve sosyal programa Ziya Gökalp’le, uzak tarih ve coğrafyalara uzanarak bir ifade şekline ulaşırken, Remzi Oğuz Arık, Milliyetçiliği oluşturan unsurları ikiye ayırır. Statik ve dinamik unsurlar. O sermaye terakümüne ve sermayenin imtiyazlı ellerde toplanmasına karşıdır. Türk halkının topyekun  kalkınması  için sosyal adaletçi görüşlere sahiptir. Ömrü boyunca bu vatanı bütün sevgisi ile kucakladı, içinde bir mabedteymiş gibi yaşadı. I.Dünya Savaşında cephede savaştı, yaralandı. Fransa’da öğrenime giden öğrencilere “velilik”, arkeolog olarak kazılar yaptı, Türk Müzeciliğinin kurucusu oldu. Üniversitede “Hocalık”, Mecliste Milletin “vekil” liğini yaptı. Devamını oku →

Çukurova, ahkam kesenlere değil hizmet edenlere susadı…

Bu makaleyi 1994 yılının Kasımı ayında Sayın Cengiz Özer’in yönettiği Çukurova Lobisi dergisini ilk sayısında yazmıştım. Daha sonra dergi 14 yıl ara verdi. Bu kadar uzun zaman sonra güncelleyerek tekrar yazma ihtiyacı duydum. Çünkü hiçbir şeyi değiştirememiş…Sanırım bu sefer başaracağız…

Türkiye’de yaşayan her insan, başından geçen olaylarla bilir ki, dertlerinin, işlerinin en son çözüm yeri Başkent Ankara’dır. Ülkemizin meseleleri, Ankara’da 550 milletvekili ve birçok müsteşar, genel müdür, daire başkanı ve müdürlerle onların alt birimlerinin oluşturduğu kadrolarla çözülür. En azından gündeme getirilir…

Anadolu’dan giden her insanın, Ankara’da çalacağı iki kapısı vardır; Birincisi gönderdiği milletvekillerinin kapısı (yani vekillerin kapısı), diğeri de “ekmek verdiği yetiştirdiği” bürokratların kapısıdır. Bu kapılar ne kadar çok olursa, sorunları çözmek de o kadar kolay olur. Bunu Ankara’nın yollarına düşüp de giden siyasilerimiz çok iyi bilirler… Onun içindir ki, her vilayetin milletvekilleri, kendi illerinden yetişmiş bürokratları, bakanlıkların üst kademelerine getirebilmek için adeta yarışırlar. Ancak bu sağlandığı takdirde her gün seçim bölgelerinden gelen yüzlerce seçmenin çoğu, seçimden sonra ilgisizleşen milletvekillerinin başını ağrıtmadan, işlerini bürokratlarla halledip geri döner. Devamını oku →