Category: Opr. Dr. Ö. Kaplan Kozanoğlu

BENİM KOZAN’IM ­/ Ömer Kaplan Kozanoğlu

Ömer Kaplan Kozanoğlu

Kozan benim için; Kozanoğlu’dur. Yiğittir, serdengeçtidir, tarihe mührünü vurandır. “Ağır ağır giden Avşar elleri, Farsak obalarıdır…”

Kozan benim için; Karacaoğlan’dır, Dadaloğlu’dur, İmami’dir, Arzu Bacı, Aşık Hacı’dır. İlhan Kemal, Zeki Karaaslan, Mehmet Çetinkaya’dır. Yedi kıtada yankılanan Barış Manço’dur. Şiirin kalbi, saf şiirdir…

Kozan benim için; Tokmanaklı’dır, Tapan’dır, Feke, Saimbeyli, Tufanbeyli’dir: Kozan dağı’dır. Yoksul, namuslu dağ köyleri, kasabalarının vilayetidir…

Kozan benim için; aydınlığa giden yoldur. Pırıl pırıl gariban çocuklarını, ağabeylerimi lekesizce geleceğe taşıyan tek gözlü evdir: Baba yadigarıdır. Kızılyazı sokak, Tufanbeyli mahallesi, çocukluğumun olimpiyat havuzu cılız kanaldır…

Devamını oku →

Çukurova Destanı- I (Dr. Ömer Kaplan Kozanoğlu yazdı…)

Ömer Kaplan Kozanoğlu

Devamını oku →

Çapı küçük, etkisi büyük bir savaş: Kozan Kargapazarı Zaferi

Dr. Ömer Kaplan Kozanoğlu

Osmanlı Devleti döneminde, Müslüman Türklerle Ermeniler yörede bir arada iyi ilişkiler içinde yaşamlarını sürdürürken; I. Dünya savaşından sonra, 1919 yılında Kozan ve yöresi, sonrasında Feke ve Haçin (Saimbeyli), Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Fransız işgali ile birlikte Ermeniler bu güçler tarafından silahlandırılarak, şiddet hareketlerine girişmişler ve çok miktarda Türk kanı dökmüşlerdir.

Kargapazarı; Toros sıradağlarının Kozandağları eteklerinde, Kozan’ın 15 km uzağında, Kozan – Feke arasındaki ana yola paralel alternatif yol üzerinde,  bir köy mahallesi büyüklüğünde küçük bir yerleşim birimidir. Hemen sonrasında, Tapan yöresi köylerinden Tokmanaklı başlar.

Kargapazarı Savaşı; Akçalıuşağı, Boztahta, Karahamzalı, Tokmanaklı, Kuyubeli ve civar köylerden, milis kuvvetlerce, Fransızların Haçin Ermenilerine gönderdikleri takviye kuvvet ve mühimmata yapılan baskındır.

Devamını oku →

Milli Mücadele’nin Bayraklaşan Kahramanlarından Üsteğmen Selahattin

Dr. Ömer Kaplan Kozanoğlu

       “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

        Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır”

diye ne güzel anlatıyor değerli şair Mithat Cemal Kuntay; bir bez parçasıyken bir milletin onuru olan  bayrağa  neyin evrilttiğini ve  bir toprağı vatana dönüştürenin ne olduğunu: Şehitler…  Evet şehitler ve onların dökülen kanlarıdır bayrağı bayrak, toprağı vatan kılan. Hele, adeta gökyüzünden kıpkızıl şehit kanına şavkımış ay yıldızı resmeden bizim şanlı bayrağımızda daha bir anlam bulur, ete kemiğe bürünür yazılanlar…

Tarih boyunca sayısız şehidin kanıyla sulanmış ve böyle vatan kılınmıştır bu topraklar, böyle dalgalanmıştır bayrağımız ve böyle bayraklaşmıştır şehitlerimiz. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi; “Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda” dır…

Hal böyleyken; gencecik yaşında vatan ve bayrak uğruna, sayısız kurşunla ve sonrasında başı kesilerek şehit edilen ve oluk oluk akan kıpkızıl kanından şanlı bayrağımıza damlalar katarak bayraklaşan, Milli Mücadele’nin Çukurova’lı kahramanlarından Üsteğmen Selahattin’i hatırlamak, anmak ve yazmak bir vicdan borcunun da ötesinde milli bir görev olsa gerekir. Devamını oku →

Kurtuluş’un Büyük Komutanı: Mareşal Fevzi Çakmak

Dr. Ömer Kaplan Kozanoğlu

“Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi…”

diye milli şairimiz Mehmet Akif’in dizelerinde betimlediği gibi; dünyanın bütün saldırgan yayılmacı güçleri el birliği etmiş, koca imparatorluktan geriye kalan Türk’ün son vatanı Anadolu’ya bütün güçleriyle saldırıya geçmişlerdi. Türk milleti yok edilmenin, vatansız kılınmanın eşiğindeydi.

Neyse ki büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Paşa vardı ve ona inanmış sayısız isimli isimsiz kahraman… Kanları, canları pahasına düşmanı alt etmeyi ve bu toprakları yeniden yurt kılmayı başardılar.

“Asım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.”

Devamını oku →

İsmet Atlı Özelinde Çukurova’nın Yetiştirdiği Değerlere Genel Bir Bakış

Çukurova… Tarihi insanlık tarihiyle özdeş, birçok kavim ve kültüre ev sahipliği yapmış, Türk’ün mayasını çalmasıyla asli benlik ve kimliğine kavuşmuş kadim medeniyetin adı… Çukurova… “Taşı eksen biter” denilen bereketli cömert ovaların, yiğitliğin ve yokluğun kol gezdiği, Toros yaylalarının ve dünya tarihine yön veren kadim Akdeniz’in adeta bir şiir gibi öpüştüğü muhteşem coğrafyanın adı… Çukurova… Nurullah Ataç’a “Bu Çukurova’nın havasında suyunda ne var” dedirterek bir uçtan bir uca dolaştıran, Yaşar Kemal’e edebiyat özelinde “Türk edebiyatından Nazım Hikmet’i çıkarırsanız geriye Çukurova kalır” dedirten sanatçılar, dahiler, kahramanlar beşiği…

ö.kaplan kozanoğlu

Gerçekten de iz bırakmış hangi isme bakarsanız altından bir Çukurova gerçeği çıkacaktır… Ya Çukurovalıdır, ya Çukurova’da doğmuş büyümüştür ya da, Çukurova’nın havasını solumuş, suyunu içmiş, Çukurova’dan beslenmiştir… Türk halk şiirinin zirve isimleri Karacoğlan’dan Dadaloğlu’na sayısız dev ozan geliverir aklınıza Çukurova denince… Abdülvahap Kocaman, Admi, Arzu Bacı, Âşık İmami, Gül Ahmet Yiğit, Âşık Hacı Karakılçık ve daha niceleri… Dev yazar Orhan Kemal’den aşılmaz isim Yaşar Kemal’e pek çok değer belirir hemen karşınızda Çukurova denince… Şiirini büyük oranda Çukurova’dan besleyen dev şair Ahmed Arif’i, yüreklere kazınmış binlerce şarkı sözüyle bir rekora imza atmış has Adana’lı Ahmet Selçuk İlkan’ı unutmak mümkün müdür? Ahmet Ada, Ceyhun Demirtaş, Muzaffer İzgü, Çetin Yiğenoğlu, Mustafa Emre, Mehmet Çetinkaya, İlhan Kemal, Zeki Karaaslan, Mansur Ekmekçi, Cemil Okyay, Selim Savaş Karakaş vb daha nice şair ve yazar…

Devlet Bahçeli’den Necmettin Erbakan’a Türk siyasi hayatına damga vurmuş dev isimleri hemen hatırlarsınız… Devamını oku →