Category: Sadi Somuncuoğlu

“Kanal İstanbul” veya üç İstanbul

Sadi Somuncuoğlu

Önce, bu “Çılgın Projeye” Türk dilinin kuralları açısında “Kanal İstanbul” adının verilmesi doğru mu? Söze buradan başlayalım. Ünlü Türkiyat hocalarından Prof. Dr. Muharrem Ergin’in “Millet felsefesi” adını verdiği dilin önemi hakkında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki: “Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin Millî ve zengin olması Millî hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” Türk dili uzmanı Prof. Dr. Mehmet Metin Karaörs “Kanal İstanbul” konusunda verdiği konferansta; “Türkçenin uzun tarihi boyunca oluşan söz dizimi kuralları, Türk milletinin düşünce, mantık ve kâinatı algılama anlayışının belirtisi olarak dilimize aksetmiştir. ‘Kanal İstanbul’: Türkçe sıfat tamlamasına ve anlayışı” ile “Türkçe söz dizimi şekline aykırıdır… Devamını oku →

Kalem mücadelesinde yeni eserler

Sadi Somuncuoğlu

Bu başlık altında üç yeni eserden bahsedeceğim. Birincisi Osman Oktay’ın “Vatan Mahzun Ben Mahzun” kitabı. Oktay, ortaokul yıllarından itibaren yazmaya başladı. Çevresinde gördüğü ve yaşadığı yanlışlar ve haksızlıklar karşısında susmayıp tepki göstermesi, sahip olduğu sorumluluğun gereği idi. Bu duygu günümüze kadar gelişerek ülkemizin bütün meselelerini kapsadı. Oktay, millî ülkü sahibi bir düşünce adamı olarak medeniyetimizin ve kültürümüzün meselelerini ele alan birçok kitap, çocuk hikâyeleri, marş ve şiir, yazdı. Bu son kitabıyla da temel meselelerimizi somut örnekler üzerinden inceledi, uyarılarda bulundu. Türk kültürü ve kimliği açısından önemli tespitler yaptı.

İslâm’ı Doğru Anlamak

Devamını oku →

Suriye “Kumpası”-2

Sadi Somuncuoğlu

9 Ekim’de başlayan Barış Pınarı Harekâtı, bir hafta sonra 17 Ekim’de ABD ile gerçekleşen 13 maddelik “Ankara Anlaşması” ile durduruldu. Geçen yazıda bu konuyu incelemiştik. Bu anlaşma yeterli görülmedi ki, beş gün sonra 22 Ekim’de Putin’in daveti üzerine 10 maddelik “Suçi Mutabakatı” gerçekleştirildi.

“Mutabakatın”‘ izaha muhtaç ve sakıncalı gördüğümüz maddeleri:

Mad. 1)Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.”

Devamını oku →

Tehditlerin gölgesinde uzlaşma mı?

Gelişmeleri özetlersek, ABD ile Fırat’ın doğusunda güvenli bölge oluşturma müzakereleri, güya sonuçlandı. Geçici memnuniyetlerin ve farklı açıklamaların ışığında “uygulama” başladı. Önce havadan beş kilometrelik alanda ortak uçuşlar oldu. Arkasından 30 kilometre tartışmaları geldi. ABD’nin aldırmazlığı karşısında Türkiye, 9 Ekim’de “Barış Pınarı Harekatı” ile ABD/PKK/PYD işgalindeki bölgeye girdi. Trump, “Amerikan askerlerinin Türkiye-Suriye sınırından güneye doğru çekileceğini açıklarken, sanki bu beyanı tekzip edercesine ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) belirli bir bölgeden askerlerin çekilmesinin tamamlandığını ”  söyleyebildi.

Türkiye “Barış Pınarı Harekatı“nın başladığını ABD, Rusya Federasyonu, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya ile NATO ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine bildirdi. Astana ve Soçi ile Ankara zirvesinde Rusya ve İran’la birlikte hareket eden ve önemli mutabakatlara imza atan Türkiye’nin, iki müttefikini önceden haberdar etmemesi, hatta birlikte hareket imkanını aramadan bölgeye tek başına girmesi rahatsızlık doğurdu. Devamını oku →

“HDP Türkiye partisi” veya “Ortak vatan”

Sadi Somuncuoğlu

Herkes muradına ermişti! Yine aldanan, aldatılan ve kaybeden Türkiye, Türk siyaseti ve Türk vatandaşıydı.

7 Haziran 2015 seçimlerinde, medya ve bazı partilerimizin sözcüleri, STK’lar, bilim adamları  ile malum dış kaynaklar anlaşmış gibi seferber oldular. Niçin mi? Lütfen adını anlayarak okuyalım, “Halkların Demokratik Partisi (HDP)’ne PKK ile arasına mesafe koyması için yardım edelim, ‘Türkiye Partisi olsun!” sloganıyla kampanya açıldı. Yardım nasıl mı yapılacaktı? Çok kolay; kampanyayı hazırlayanlar bunu da düşünmüştü. Türkiye’nin her yerinden HDP’ye oy verilmesi yeterli olacaktı. Doğrusu “masum!” kampanya başarılı oldu, HDP tarihinin en çok oyunu aldı.

Selahattin Demirtaş 7 Haziran 2015 seçim kampanyasında şöyle dedi:

Devamını oku →

Suriye meselesi Çankaya zirvesinde

Sadi Somuncuoğlu

Liderlerin 3’lü zirve toplantısı önemli. Zirve öncesindeki konuşmalar ise ülke hassasiyetleri vurguladığı için çok daha önemli. Ortak bildiri, propagandadan ibaret. Bu hususa kısaca bakalım.

Erdoğan: Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğünün muhafazası, sahada sükunetin korunması, ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması noktasında tam bir mutabakat içindeyiz.(!) Zulümden, terörden ve katliamdan kaçan 3,6 milyonu aşkın Suriyeliyi halen topraklarımızda barındırıyoruz. Fırat’ın doğusundaki barış koridoru mülteciler için de korunaklı liman olacaktır. Ülkemize sığınan en az 2 milyon Suriyeli kardeşimizin bu bölgeye yerleştirilebileceğini düşünüyoruz. Hatta bu hattı Deyrizor, Rakka taraflarına kadar indirebilirsek geri dönecek sığınmacı sayısı 3 milyonu aşabilir. Böylece Türkiye başta olmak üzere ülke dışında olan Suriyelilerin önemli bir bölümünün kimseye yük olmadan kendi topraklarında yaşamalarını temin edebiliriz. Bugünkü toplantımızda İdlib başta olmak üzere sahadaki durumu, Fırat’ın doğusunda yaşanan gelişmeleri, siyasi süreçte gelinen aşamayı ve Suriyeli mülteciler meselesini ele alacağız.

Devamını oku →

Kafalı Hocamızın yolculuğu…

Sadi Somuncuoğlu

Mustafa Kafalı Hocamız, Ağustosun 28’inde ruhunu teslim etti, ölümsüzlük aleminin yolcusu oldu. 30 Ağustos 1922 Zaferine rastlayan günde de vasiyeti üzerine Gölbaşı mezarlığında toprağa verildi. Kendisi Karaman Beylerindendi, ama Türklük davasının askeri olan eşi Sevgi hanıma söylediği gibi, “Ben Atatürk’ün payitahtına gömüleceğim” vasiyetinin gereği yapıldı. Hocamız son nefesinde bile, başta Türk Milliyetçileri olmak üzere, bütün Türklere çok anlamlı bir mesaj vererek aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin, başta biricik eşi Sevgi hanım ve oğlu Ertuğrul olmak üzere sevenlerinin ve Türk Milletinin başı sağ olsun.

Hocamızın bilim ve Türklüğe hizmet aşkı

Devamını oku →

Suriye üzerinden resmin bütünü

Sadi Somuncuoğlu

Resmin Suriye karesindeki “Güvenli Bölge “  kurma tartışmaları gündemin başına oturdu. Geçen yazımızda BOP gereğince ABD ile gerçekleştirdiğimiz iki “Ortak  Merkez” den bahsetmiştik. Bu merkezlerin egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü nasıl tehlikeye düşürdüğünü görüldü. Buna rağmen, “Arap Baharı”  ile Afrika’nın kuzeyinden dolaşıp, Suriye’ye geldik. Irak’a benzer bir “fedaral rejim” ile ülkeyi bölecek siyasete takıldık.  ABD’nin,  PKK/PYD’ye “devletçik” kurmasının yolu “Güvenli Bölge”den geçiyor. Nitekim Ankara’ya gelen ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ında katıldığı ortak basın toplantısında özetle, “Menbiç’le ilgili kararlarımız var. YPG ve Suriye kuvvetleri nehrin öbür tarafına geçmemelidir… Türk sınırları Türkler tarafından, Türklerin kontrolünde olmalıdır. Sınırlar işgal edilmemelidir. Suriye’nin toprak bütünlüğü olmalıdır” demişti. (24.8.2016)

Devamını oku →