Tefeciler: aşağılık sülükler

“Dostum, dava arkadaşım Rahmetli Hakkı İNEÇ beyin aziz hatırasına…”

  Ersin Paksoy                

Ülkemizde, ekonomik kriz ve bunalımların neden olduğu, milli, manevi ve kültürel bir erozyon yaşanmaktadır. 1983 Yılından sonra, malum çevrelerce beyinlerimize enjekte edilen “köşeyi dönme” dayatması da işin kaymağı olmuştur. 80’li yıllara kadar; “Komşusu aç iken kendisi tok yatmayan” Türk insanı, her ne ve nasıl oldu ise; bırakınız komşusunu kardeşi aç iken bile, mışıl mışıl uyur bir vaziyete getirilmiştir. Milli kültür, hars ve değerler bir tarafa itilmiş, maddi unsur ve çıkar ilişkileri insan ilişkilerinde birinci plana çıkarak, öncelik kazanmıştır. Haram ve helal kavramları, sadece dini toplantı ve merasimler ile ibadet mekânlarında, duyulan sözcükler olmuştur. Türk insanının zihinlerinden “reset”lenen bu ulvi ve insani değerler olmayınca da toplumumuz bu günkü materyalist toplum halini almıştır.

Devamını oku →

Hazımsızlar…

 Hazımsızlar…

Ersin Paksoy

 ersinpaksoy@gmail.com

ersinpaksoy.jpg

Toplumumuzda bazı tipler vardır ki; bunlara halk arasında “hazımsız” denilir ya da bizim yörenin tabiriyle de “karnıyemez”. Bu “karnıyemez”lere her yerde, her ortamda rastlayabilirsiniz. Bazen politik arenalarda, bazen iş hayatında, özel dostluklarınızda ya da gazeteler ve internette. Yani kısacası dostlar bunlara zahiri veya gerçek her düzlemde rastlamanız ihtimal içindedir. Onları mumla, fenerle aramanıza gerek yoktur, onlar sizi bir şekilde bulurlar. Bu tipler, örneği tıp literatüründe bile görülmeyen öyle bir paranoya ve paradoks içendedirler ki; tababet ilmi dahi yetersiz kalır. Saldırgan bir yapıları vardır. Bu saldırganlık sınırı olmayan bir şekilde sağa sola çamur atmak, çamur at nasıl olsa izi kalır düşüncesinden bile ileridedir. Ne zaman, nasıl, nerede, kime saldıracakları belli olmaz. Ahdevefa onların başuçlarından eksik etmedikleri, Latince veya Osmanlıca lügatlerde yer almaz. Devamını oku →

Cemil Gök Kimdir?

        26 Ocak 1958’de Kırıkhan ilçesi Delibekirli köyünde doğdu. Ahmet ve Seher’in oğludur. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Kırıkhan’da tamamladı.1976-1977 döneminde Adana Eğitim Enstitüsü (FKB Böl.)’nde yüksek öğrenime başladı. 1978’de yüksek öğrenime ara verdi, askerlik görevine başladı. 1981’de girdiği sınavıkazanarak, Kırıkhan vergi dairesinde memurluk görevine başladı. 1986-1988 döneminde Ankara Maliye Meslek Kursu’nda eğitim gördü. 1995’de sosyal bilimler ve 2000’de maliye bölümünde yüksek öğrenimini tamamladı.

Devamını oku →

Fransız İşgalinde Hatay’da Yaşanan Zulümler Ve…

cemil.jpgcemil-gok-hatayda-fransiz-zulmu.doc

FRANSIZ İŞGALİNDE HATAY

Fransızlar ve Ermeni çeteler, sadece sorgusuz sualsiz sivil insanları öldürmek, yaralamak ve hapsetmekle kalmadı, herkesin gözü önünde dehşetli işkence, zulüm ve katliamlar yaparak halkı sindirmek istiyorlardı. Fransızlar ve Ermeni çeteler bazı köy ve kentlere saldırarak; müslümanların ev, çiftlik ve dükkanlarını yakıp yıktılar;  mal, ürün ve hayvanlarını telef ettiler veya bunlara zorla el koydular. Muhalif gördükleri memurların görevine son verirken, bunların yerine işbirlikçiler ile komitacı Ermenileri atadılar.

Bu zulümler, değişik yöntemlerle insanların hayatına bir kabus gibi giriyordu. Şöyle ki, Fransızlar, sömürge kurmak amacıyla; köyleri nahiye, nahiyeleri ilçe yaparken, koloni kurmak için komitacı Ermenileri de buraya topladılar. Buna karşılık, çoğunluğu Türklerden oluşan bazı ilçeleri nahiye teşkilatına dönüştürdüler. Çoğunlukla Ermenilerin yaşadığı bir nahiye Sancak’ta kalırken, tamamen Türklerin yaşadığı bazı nahiyeler İskenderun sancağından koparılarak diğer vilayetlere bağlanıyordu. Bu idari uygulamalarla Türkleri tamamen azınlığa düşürmek istiyordu.

Liselerde eğitim Fransız, Arap ve Türk şubesi şeklinde 3’e bölündü. Bir ara, Lise eğitimi Fransız şubesine dönüştürüldü. Alevi kardeşlerimizi bizden koparmak için Alevi ilk okulları da kurdular. Bir çok Türk çocuğu eğitim hakkından yoksun kaldı.   Fransızlar, faiz ve bankacılık sistemini kullanarak, önce Türkleri borçlandırdı, sonra ödeme güçlüğüne düşen Türklerin malları çoğu gayri müslüm ve işbirlikçilere satıldı. Fransızlar kadastroda sahipsiz toprakların çoğunu yandaşları adına kayıt ediyorlardı. Sosyal, iktisadi ve idari zulümler neticesinde, Türkler yoksullaşırken, binlerce yıllık acı tecrübelerle kurulan barış ve kardeşlik bozuluyordu. Belirtilen zulümler ayrı bir araştırma konusudur.

Bu araştırmada, ulaşılan kaynak ve bilgiler çerçevesinde sivil Hataylılar’ın yaşama hakkına, oturdukları evlere, geçim kaynağı hayvan ve ürünleri ile binlerce yıldan beri yaşadıkları köy ve kentlere yöneltilen saldırılar incelenmiştir.

Devamını oku →

Osmanlı Arşivindeki Petrol Yatakları

petrol_rafineri.jpgDevlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün hazırladığı ”Osmanlı Döneminde Irak” kitabında, petrol kaynakları ve bu kaynakların kullanımına ilişkin raporlar da yer alıyor.Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yusuf Sarınay, sunuş yazısında, kitabın başlıca konusunun ”Osmanlının Irak’a hakim olduğu ilk yıllardaki yönetim anlayışının en önemli göstergelerinden biri olan imar ve bayındırlık” olduğunu belirtiyor.

Sarınay, dokümanların büyük bölümünün, padişahın şahsi mal varlığını yöneten Hazine-i Hassa fonlarından alındığını kaydediyor. Devamını oku →

Ersin Paksoy

ersinpaksoy.jpg

Çukurova’da Fransız Zulmü

Cemil Gök Araştırmacı Yazar

Cemil Gök Araştırmacı Yazar

Cemil Gök Araştırmacı-Yazar

cukurovada-fransiz-zulmu.doc